Orman Yangını

TÜRKİYE’DE ORMANLARIN DAĞILIMI

Ormanın ekoloji, ekonomi, politika, botanik vb. gibi farklı bilim dallarınca, kendi bakış açıları ve ilgi alanlarına göre birbirinden farklı orman tanımları yapılabilmektedir. Bu farklı ve bilimsel ormancılık tanımları yanında yürürlükteki 6831 Sayılı Orman Kanunu’nda orman, tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleri ile birlikte orman sayılır şeklinde tanımlanmaktadır. Ormanlar insanların var oluşundan bu yana tüm canlıların hayatında çok önemli rol oynamışlardır. Ancak yüzyıllardır sürüp gelen aşırı ve yanlış kullanmalar sonucunda orman alanları gün geçtikçe daralmış, tahrip edilmiş ve günümüzde bu çok önemli doğal kaynağın korunması, geliştirilmesi ve çoğaltılması için tedbirler alınması artık zorunlu hale gelmiştir.

Ekonomik, sosyal, kültürel ve teknolojik gelişmelerin hızlı olduğu günümüzde orman; ağaç topluluklarının bulunduğu mekan olma yanında, başta odun hammaddesi olmak üzere çok değişik ürünler ve hizmetler üreterek topluma fayda sağlayan, kendi içinde birtakım dengeleri olan, canlı, dinamik ve karmaşık yapıda, karasal ekosistemler içinde en büyük paya sahip çok boyutlu bir sistem ve yenilenebilir özellikte bir doğal kaynaktır. Devamlılık ve istikrarlılık bu sistemin temel özelliğidir.

Ormanların ülke ekonomisine sağladığı faydalar odun hammaddesi, yan orman ürünleri ve bu ürünlerin doğurduğu istihdam imkanları yanı sıra, büyük katma değerler oluşturmaktadır. Ormanların ekonomik değerleri ötesindeki daha önemli yararları ise ekolojik dengede; iklimlere, yeraltı ve yer üstü su rejimine, erozyonun önlenmesine, yaban hayatının korunmasına ve hava kirliliğinin azaltılmasına sağladığı faydalar bu kaynağın önemini büyük ölçüde artırmaktadır.

Orman ekosistemleri, sürdürülebilir kalkınma sürecinin odak noktasında bulunmaktadırlar. Bu sürecin temel öğesi orman olup, başta odun hammaddesi olmak üzere diğer bütün üretimler ve faydalar buna bağımlıdır. Sistemde; toprak, meralar, orman içi sular, rekreasyon alanları, yaban hayvanları, bitkiler, yeraltı madenleri vb. diğer öğeler de yer almaktadır. İşte sistemi bir bütün olarak planlarken sayılan bu öğelerin tümüne birden orman kaynakları kavramı ile ifade etmek uygun olacaktır.

Günümüzde genel olarak ormancılık; toplumun orman ürünlerine ve hizmetlerine olan gereksinimlerini sürekli ve optimal olarak karşılamak amacıyla biyolojik, teknik, ekonomik, sosyal, kültürel, ve yönetsel çalışmaların tümünü kapsayan çok yönlü ve sürdürülebilir bir etkinlik olarak tanımlanmaktadır.

İnsan ve yaban hayatı için böylesine önemli olan orman kaynağı, yurdumuzda da uzun yıllar boyu tahrip ve ihmal edilmiş, ekolojik ve ekonomik bakımdan orman varlığı sınır değerlere varmıştır.
Ülkemizde her geçen gün kirlenen çevrenin iyileştirilmesi ve gün geçtikçe çoğalan nüfusumuzun orman ve orman ürünlerine olan ihtiyacının karşılanması için ormanlarımızın iyi korunması bilinçli ve verimli bir şekilde işletilmesi gereklidir. Bunu sağlamak için Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından ağaçlandırma çalışmalarına hız verilmesi, bozuk, koru ve baltalık alanların korunup iyileştirilerek, verimin yükseltilmesi için bu sahadaki her türlü çabalar ilgili kurum ve kuruluşlarca tam olarak desteklenmelidir.

Ormancılıkta sadece bugünkü nesillerin ihtiyaçlarını karşılamak yeterli değildir. Gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da bugünden gözetmek gerekir. Bu anlayış devamlılık ilkesini doğurmuştur. Sürdürülebilir kalkınmanın temelinde ekonomi ve ekolojinin birbirini dengeleyecek şekilde uyumlaştırılması yer aldığından ve de ormanlar kara ekosistemleri içinde büyük paya sahip olduğundan, sürdürülebilir kalkınmanın yolunun sürdürülebilir ormancılıktan geçtiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle ormancılıkta kısa vadeli yaklaşımlar yerine sürdürülebilirlik yaklaşımının esas alınması zorunludur.

Ülkemizde kişi başına düşen orman alanı 0,34ha olup, gelişmiş ülkelere göre düşük bir düzeydedir. Yaklaşık %25’i ağaçlandırma ile verimli hale getirilmesi mümkün görülen ormanlarımızın 3,5 milyon hektarı aynı zamanda orman üstü ve orman içi mera niteliğindedir. Bozuk ve verimsiz karakteri ağır basan ormanlarımızın biyolojik çeşitlilik ve miktar olarak da ülke yüzeyine dengeli dağılım göstermemektedir.

Ormancılık sektörü yılda yaklaşık 3,5 milyon ton fuel-oil’e eşdeğer bir enerji katkısı sağlamaktadır ve doğal yaşamın ve biyolojik çeşitliliğin korunmasında önemli bir işleve sahiptir. Keza ülkemizde önemli olan erozyonun önlenmesi, su rejiminin düzenlenmesi, toplum sağlığı, iklimi düzenleme, çevresel, rekreasyon, turizm vb. kollektif faydaları nedeniyle önemli ve vazgeçilmez bir sektördür. Çünkü ormanlar, bir ülkenin hiç şüphesiz ki en önemli doğal kaynaklarından birisidir, belki de en önemlisidir.

Türkiye’de Orman Varlığı

Yurdumuz ormanlarının dağılımında, iklim ve toprak ilişkilerinin yanı sıra ülkemizin jeomorfolojik yapısı aynı zamanda çeşitli formasyonlara sahip bitkilerin ve ağaç türlerinin birbirleri ile yaptıkları rekabetin etkileri de rol oynamıştır. Bugünkü haliyle ormanlarımızda bulunan ağaç türleri doğal olarak bulundukları yerlerin ağaçları olmakla beraber yüzyıllar boyunca yapılan düzensiz faydalanmalar ve tahripler yüzünden ormanlarımızın sınırları bir hayli daralmış, birçok orman alanımız yerini kendisine komşu bulunan maki, bozkır, step florası gibi daha değersiz formasyonlara terketmiş veya tamamen kıraçlaşarak çıplak bir hale gelmiştir.

Ülkemizin genel alanı 77.797.100 hektardır. Ormanlık alan ise 20.2 milyon hektar olup son yıllardaki ağaçlandırma çalışmalarındaki gelişmeler sonucunda 1999 yılı sonu itibariyle 20.763.248 hektar olarak belirlenmiştir. Bu durumda ormanlar yurt topraklarının %26.6’sını teşkil etmekte olup, bu alanlar içerisinde normal koru ve normal baltalık ormanları 10.027.568 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 48.3’ünü, çok bozuk koru ve çok bozuk baltalık ormanları 10.735.679 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 51.7’sini oluşturmaktadır. Ormanlık alanların niteliklerine göre dağılımı Tablo: II.1’de verilmiştir. Tablonun incelenmesinden de anlaşılacağı gibi orman alanlarımızın tamamı verimli orman niteliğinde olmayıp, ürün verebilen orman ve normal koru alanı yaklaşık 10 milyon ha (% 48.3) ve geriye kalan 10.7 milyon ha % 51.7 orman alanı ise verim gücü düşük ormanlardan ya da tamamen verimsiz bozuk ve makilik, çalılıklardan oluşmaktadır.

Türkiye’de Ormanların Sorunları

Türkiye’de orman alanlarının azalması dünyadaki gelişmelere paralellik göstermektedir. M.Ö. 10000 yıllarında Anadolu yarımadasının %72’si orman % 17’si bozkır (step) olmasına karşın bugün Anadolu’nun %26.6’sı orman, %35’i step haline gelmiştir. Ormansızlaşma süreci halen de devam etmektedir.
Türkiye’de orman azalmasının başlıca nedenleri orman aleyhine yapılan yasal düzenlemeler, orman yangınları, otlatma ve tarla açma, yerleşim alanlarının yasal olmayan bir şekilde orman alanları içerisine kayması, açık maden işletmeciliği, hava kirliliği, ve hatalı orman işletme tekniklerinin uygulanmasıdır.

Ormanların Faydaları

İnsan yeryüzünde varolduğu günden bu yana, çevresini kuşatan kaynaklardan ve özellikle doğal zenginliklerden yararlanmaya çalışmıştır. Ormanlardan faydalanma önceleri; avlanma, korunma yeri yapma, ısınma için yakacak odun temin etme biçiminde olmuş ve daha sonraları ise insan ormanın diğer kollektif yararlarını da öğrenmeye başlamıştır. Günümüzde insanlar ormanlardan gittikçe çeşitlenen ve yoğunlaşan biçimde faydalanmaktadır.

Ormanların ekonomik yararları yanında çok daha önemli olan ekolojik faydaları, tartışılmaz öneme sahiptir. Ormanların sağladığı önemli yararları aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür.

  1. Ormanların odun hammaddesi ve diğer orman ürünlerinin kaynağı olarak yararları yanında,
  2. Geçim kaynağı olarak iş alanı sağlaması,
  3. Su sağlama ve su varlığını koruma işlevleri,
  4. Toprağı ve toprak verimliliğini koruması, erozyonu önlemesi,
  5. İklim üzerinde olumlu etki yapması, iklimi etkileme özelliği,
  6. Oksijen üretimi ve karbondioksit tüketimi işlevleri,
  7. Hava kirliliğini azaltıcı işlevleri,
  8. Gürültü şiddetini azaltması,
  9. Gen kaynağı olarak ekolojik dengeyi kurması,
  10. Rekreasyon (eğlenme,dinlenme ve diğer boş zamanları değerlendirme) imkanı sağlaması,
  11. Sağlık üzerinde çok olumlu etki yapması,
  12. Flora ve faunanın devamını ve zenginliğini sağlaması,
  13. Ulusal savunma ve güvenlik bakımından önemi ve benzer yararları sayılabilir.

Türkiye Orman Varlığı Haritası ile Orman Genel Müdürlüğü’ne bağlı bölge merkezleri ve ülkemiz genelinde; iyi koru, iyi baltalık, bozuk koru ve baltalık alanlar ayrı ayrı gösterilmiştir.

Kaynaklar

  1. Orman Genel Müdürlüğü, Kuruluşunun 150. Yılında Ormancılığımız , 1989.
  2. DPT, VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı, Ormancılık, ÖİKR, 2001.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.